Ara
  • Av. Soner Kenaroğlu, LL.M.

İnternette unutulmayı isteme hakkımız var mı?

Güncelleme tarihi: 14 Kas

UNUTULMA HAKKI NEDİR?

Günümüzde “bilgi”nin en önemli değer olduğuna artık hiç şüphe yok. Bilgiye en kolay, en hızlı ve en ekonomik şekilde ulaşım araçlarının başında ise elbette “internet kullanımı” geliyor. Son çeyrek yüz yılda başta eğitim, ticaret, hizmet ve iletişim alışkanlıklarını tamamen değiştiren internet kullanımı da son hızla yaygınlaşmaya devam ediyor.


Türkiye’de 2018 yılının son çeyreğinde, mobil abone sayısı 80,6 milyona çıkmıştır. 2017 yılı üçüncü çeyrekte 77,9 milyon olan mobil telefon abone sayısı ise %3,5 artışla 2018 yılı üçüncü çeyrekte 80,6 milyona ulaşmıştır. İnternet abone sayısındaki artış da benzer bir şekilde 2018 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla toplam internet aboneliğinde bir önceki yılın aynı döneme göre %8,5 artış gerçekleşmiştir. Özellikle mobil, fiber, kablo ve xDSL internet abonelerinin artmasıyla birlikte internet abone sayısındaki genel artış eğilimi devam etmiştir[1].


İnternetin bu yaygın kullanım hızına bağlı olarak olumlu etkiler yanında, hukuka aykırı veya etik değerlere uygun olmayan bir takım kullanımların da tüm Dünya’da yaygınlaştığı malumdur. Bu türden olumsuz kullanımlar, internette bir defa yüklendiğinde, özellikle sosyal medya aracılığı ile çok hızlı bir şekilde bireyler arasında paylaşılabilmektedir. Haber siteleri, bloglar, forumlar vb. kanallarla da bilginin paylaşım hızı katlanarak artmaktadır. Bu olumsuz bilgilerin, görüntülerin, seslerin ilgili oldukları kişiler ise bir süre sonra bu bilgilerin internet ortamından erişilememesini istemektedir. Bu istem sonucunda da “Unutulma Hakkı” kavramı doğmuştur.


Yukarıda da değindiğimiz üzere internet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu hakkın amacı, internetin yaygınlaşması ve sağladığı olanaklar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır.

TANIM :

"Unutulma hakkı", dijital hafızada yer alan bireylere ait rahatsız edici her türlü kişisel içeriğin, yine bireylerin talebi üzerine bir daha geri getirilemeyecek biçimde ortadan kaldırılması veya mümkünse silinmesi olarak tanımlanabilir. Bu hak, yabancı kaynaklarda genellikle "the right to oblivion" veya "the right to be forgotten" olarak ifade edilmiştir.


Unutulma hakkının tanımı ve ilk uygulaması ise European Court of Justice-Avrupa Adalet Divanı tarafından 2014 yılında alınan bir karar ile yapılmıştır. Google Inc.’e karşı İspanyol vatandaşı Mario Costeja González tarafından yapılan başvurunun kararı ile Divan tarafından tanımlama yapılmıştır[2]. Unutulma hakkının, bireyin geçmişi ile geleceğini serbestçe şekillendirme dolayısıyla dijital dünyada kişisel verilerini özgürce kullanma veya kullandırmama isteğinin doğal bir sonucu olduğunu belirtilebilir.


Unutulma hakkı, bireyin çerçevesi ulusal ve uluslararası metinlerde çizilen her türlü kişisel verisinin korunmasını sağlayan bir haktır. Kişisel verilerin kişinin rızası dışında yayılması sonucunda kişinin temel hak ve özgürlüklerinin tamamı (insanca yaşama hakkı, insan onuru, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı ve bunun gibi insanın birey olarak kendine özgü kişiliği ve sırf insan olması nedeniyle sahip olduğu haklar) doğrudan etkilenmektedir.

Her türlü kişisel verinin sınırsız biçimde kayıt altına alındığı bir kere kayıt altına alınmasından sonra hızlı ve geniş paylaşım nedeniyle ortadan kaldırılmasının oldukça zor olduğu günümüz teknolojisinde, bireyin kişisel verilerine yönelik sildirme hakkı, yaşamını özgürce sürdürmesi adına her zaman yeterli olmadığı için, bireyin dijital ortamlarda yer alan kişisel verilerinin korunması amacıyla çıkmıştır.

UNUTULMA HAKKINDAN FAYDALANMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ KOŞULLARIN VARLIĞI ARANMAKTADIR:

Bireyin kişiliğine ilişkin kişisel verileriyle ilgili olarak aşağıdaki durumlardan herhangi birinin gerçekleşmesi ve kişisel verilerin sahibinin söz konusu verilerin saklanmasına rızasının olmaması durumunda, o kişinin şahsına ait olan unutulma hakkını istemekte hiç şüphe yoktur ki bir hukuki yararı vardır:

  • İşleme faaliyeti yeterli, ilgili ve amaca uygun nitelikte değilse,

  • Kişisel veriler rızaya dayalı olarak yahut bir zorunluluk gereği paylaşılmasına rağmen hukuka ve dürüstlük kuralına uygun bir biçimde işlenmemişse,

  • Kişisel veriler belirli, açık, ölçülü ve meşru amaçlarla toplanmamışsa,

  • Kişisel veriler doğru ve güncel olarak tutulmuyorsa,

  • Kişisel veriler meşru amaçlarla toplanmasına rağmen bu amaçlarla bağdaşmayacak şekilde işlenmiş ve kullanılmışsa,

  • Kişisel verilerin toplanma veya işlenme amacı için gerekli olan süre aşılmışsa.

Bu hallerde kişilerin “unutulma haklarını” talep etmeleri mümkündür.

Soner Kenaroğlu Avukatlık Bürosu © 2019

[1] https://www.btk.gov.tr/uploads/pages/iletisim-hizmetleri-istatistikleri/haber-bulteni-2018-3.pdf / (görüntülenme tarihi : 20.02.2019).

[2] Kararın tam metnine https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A62012CJ0131 linkinden erişilebilir / (görüntülenme tarihi : 20.02.2019).



22 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör